topuk sesimi duyuyorum
bulutlar paramparça!
ayrılık sonu sessizlik
“dinin” dedi
göz yaşıma
ne bir şimşek kaldı sonra
ne balık kaldı sudan çıkan
baş kaldırdım acılara
sensiz soluk
koymuyor artık..
**************************
ben men diye bir şey yok
aslında her şey sen!
yorgunluğun tahammülü çaydan,
dert ömrümün ümidi
ne olsun ki senden başka ne?
yokluğunda zehirler salar
en feyizli çamlar bile!
ey feryad-ı ızdırabımın
icabetgâhı!
beni sensiz bırakıp da
darağaçlarına koma!
*************************
yazmasına yazacağı
çok şey vardı bu doğru
tıpkı var olmasına var olacağı gibi
fakat sırtında yüklenmiş
çaresizlik bahtı
alnına kazılmış tutsaklık yazgısıyla
o;mürekkepsiz kalmış
bir kalemdi tek cümlede..
olgunluktan mahrumluğu
mahkûmluğuydu otluğa
ne kadar tatlı gelse de o tüttürülüşleri
hayattan anlamlar bulmaktı
asıl ona keyfi veren
****************************
düşünmem gereken
o kadar çok şey var ki
senin dışında
ama karar için çırpınırken
bir o yana
bir bu yana
bir de bakmışım yeller
yine sürüklemişler beni
ve yine atmışlar senin
o nankör koyuna!
************************
Seninle var oldum Seninle
ne bir öncem oldu Senden
ne de bir sonram..
nasıl olur da korkmaz insan
bilmediği bir şeyden?
tanımadığı bir yüzden
duymadığı bir sesten?
düşümde bile rastlamadım ki
sensizliğin s’sine!
“sensizlik de neyin nesi?”
sorusu bile çok saçma!
Sen ey benim tek öncem!
Sen ey benim tek sonram’
Sen her şeyim her anım!
ey çok yüce Tanrım!
**********************
bir ucumu bağlamış
tanıştığımız yıllara,
sarmış diğeri ucumu da,
bir aşkın burgusuna
ve çevirip sonra da hasretinle
germiş de germiş
ve almış sonra da eline
bir güzel afiyetle,,
beni çalıyor kader
beni çalıyor kader..
*******************************
niyetin varsa gerçeğe
uzak değildir doğrular
ama unutma ki; her zaman
pusuda bekler yanlışlar
***************************
dahi..zeki.. bilmem ne!
bırak bu paspal tarifleri!
daha üstün sıfat mı olur
senin aşığın olmamdan?
yok kleopatraymış
yok kraliçe tamaraymış..
güya o; aşıklarıyla ün yapmışlarmış
inan bana hikaye ..
yalan hepsi yalan!!
ben ki; aşıklar aşığı
seni oturttum o tahta
ve ömrüm boyunca da
indirtmeyeceğim bir daha..
**********************************
yüreği amaçlar
mantığı sebepler doyurur
o halde bırak sen nasılları
hep nedenlere yorul
**********************************
Tanrı ile şeytanın
iletişimidir insan
ya şeytanın edeceği
aşağılık bir sövgü
ya da Tanrının vereceği
görkemli bir cevap!
*******************************
şu aynanda gördüğün
ne kadar sense
işte o kadar sendir
şu büründüğün şey de..
*************************************
bir an için hayatın
hep istediğin doğrultuda
sürüp gittiğini düşündünsene..
ah! ne süprizler ..sevinçler
ne ümitler .. hayaller
ne azimler ..zaferler
ne duygular titreşimler
yok olup gitmişti şimdi
*****************************************
yazdıklarım alkışsa da
protestodur
tek sebebi!
****************************************
ders işlediğimiz bir sınıfta..
içimizden bir kaçının
haylazlık yapması,
ve öfkelenen hocamızın
bizi tek tek tahtaya
kaldırmasıyla
işte bu ömürlük sözlüye
kalkmış olduk böylece..
boy boy tebeşirler
dağıtıldı her birimize
sıralanmış soruları
tek tek çözelim diye..
ve sıralanan bu sorular
öyle de sonsuzdu ki;
sınavdan tek çıkışımız
tebeşirin bitişiyle..
******************************************
yitiriyor insanlık
el becerilerini
beyinsel aktivitesi artıp durdukça.
nice teknik aletler
araçlar üreten aklı
artık eline su dökemiyor
sokratının , mozartının ..
*****************************************
evet doğru..
benim gayem;
sayılarla sözleri,
rakamlarla harfleri,
matematikle felsefeyi
örüp örtüştürmek,
sonra da çıkacak o kumaştan
kutlu bir fistan dikmek,
ve şu tarifsiz düşlerime
bir kılıf edinmek ..
yani Tanrı ve gerçeklerini
aleme belirtmek ,
akıl almaz yüceliğini
kıtlıklara göstermek..
********************************************
ah şu kıçımız ki ..
kaçımız yapmakta
onun yaptıklarını?
bir icadını daha
koklatırken hayata
biz neler sunuyoruz
ömrümüz boyu
düşündünüz mü hiç?
***************************************
hislerimiz için
bir üretim yeri vardı
beynimizde
maddi dünya ile
ruhsal dünyamız arasında
bir iletişim yolu
peki kimdi aslında
bu yaptıklarımızı yaptıran?
öyle ya ..
o; kör nokta denen
karanlık yere gelen
sinyallerle yaratıyorduk ..
her algıladığımızı
peki ya
ters yöne bir işlem
nasıl mümkün olurdu?
yani ; o kör noktada doğan
bir dileğin,
sinyale dönüp
görüntüye dönüşmesi?
****************************************
üretmelidir her insan
müzik,dans,
resim,şiir,
fizik,kimya ,biyoloji
ve tabi aynı zamanda
tüketmeli de bir taraftan
o halde..
ne mutludur o ;
tükettiği..ürettiğiyle
denk olan canlar!
****************************************
önemli olan Tanrıya
zorda iken değil
mutluluklar içinde
sevinçle sığınmak!
***************************************
başta bütün alem
insan için vardı
sonra ama yavaş yavaş
büyüdükçe büyüdü..
kol attı
boy attı
ve bir yetişkine döndü
ve gün gelip sonunda
öyle bir hal aldı ki;
artık alem ona değil
o alem için var!
*******************************************
düşünüyorum o;
”düşünüyorum öyle ise varım”ı
bir tüttüren elimin
kalem tutan diğer elimden
çekip götürmesiyle
yırtmış bezmişliğini
sonsuzluğa kuyruk
tatlı bir merakla..
***************************************
açılacak göz kapağın
yumulurken gök
bağlanacak ellerin
yarılırken yer!
*****************************************
ne zaman var olacak o;birlikteliğimiz
ne zaman doğacak
o ;kutlu çocuk?
oysa ne hayaller taşıyor özleminin tek soluğu
nöbet tutuyor gelişine
bak dikivermiş dağları
kıpırdamıyor yerlerinden
tutsağılar o ânının!
********************************
oltasıyla O ;Tanrının kullar tuttuğu
zarar veren zararlara bir çapariyim ben
bir tuzaktır çapari
hep balık avlar kendine
misinesi doğruluk.. Tanrı tutar sapından
çıkarmak üzere onları
bir kutlu ziyafete
*************************************
anlanmadığımı biliyorum
sizler için değil zaten,
ben nietzsche’yi anlayanların
torunlarına yazıyorum..
************************************
yazdıkça atan
adımlarım
doruğa doğru çıkmak için
sis duman
bulutlar gölgeliyor gitgide
önce ayaklarım
sonra bacaklarım
derken belim göbeğim
bak işte şimdi neredeyse
yazdıklarımın yarısı
puslanmış bir halde..
ve böyle giderse yakında
ben bile okuyamayacağım
anlayamayacağım kendimi..
***************************************
o;düşümdeki ali’ler ve veli’ler de kim sanki?
aklımın ve kalbimin birer parçası.
hepsi de aslında ben değiller mi?
ben de bir kimsenin düşündeyim belki de
ve ;o kimse de yine
belki de benim düşümde?
*************************************
anlamaz mıyım sandın
bedeninin dilinden?
ne yapmacık bir surat
şu bana kal diyen!
**************************************
her şeye karşı
her şeye
bir sana değil!
çiçeğe,böceğe,ruha ,maddeye
her söze ,
her duyguya
olan mesafem
onlara karşı duyduğum
arzuyu da ölçmekte..
bu yüzden işte bu yüzden
uzaklığım arttıkça..
mesafem çoğaldıkça
arzum da artıyor isteğimde
her şeye karşı
ama her şeye..
************************************
farklı bir şey yapmak
şiir alanında
denenmemiş bir şey olsun..
ney mi örneğin?
yazarak değil de silerek yazmak mesela
nasıl mı?
önce ağzına kadar dolu bir sayfa alıyorsun
sonra anlamlanacak şekilde
cümleler, sözcükler
hatta harfler siliyorsun
ve bir şiir çıkarıyorsun :)
***************************************
ve anlamıştım sonunda;
gökyüzü mavi
insanlar kahpeymiş!
yaş: 70
yıl: 2050 ler
*************************************
yüreğimin genişliği 500 milyon kilometre
ama kaygım sürüyor
ya yarın sirius’tan
birileri gelir diye ..
**************************************
bir böcek gördüm
biraz önce..
çırpınıp duruyordu suyun içinde
bir çöp attım kendisine
tutunsun diye
ama o:”bööğ! dedi ,bu da neyin nesi?
ben çöpçü mü sandın yoksa sen beni?”
heyhat! heyhat!
şu tavrının aptallığına da bak!
senin niyetin ne ,onun dediğine bak! …
nıç nıç nıç!
aman neyse
boşverelim şimdi
boşuna hatırlatmayayım
kendimi
O;Birisine ..
*******************************************
aşkım
bir tanem
şimdi daha iyi anladım
seni neden sevdiğimi
evet ..görme engelliler
neden güneş gözlüğü takarsa
işte o yüzden
sadece..
*****************************************
kesmek istiyorum tırnaklarımı
ama işte uzamalılar önce..
tabi uzatabilmeliyim bunun için de
peki uzatabilecek miyim
bir gün de vaktinde gelip
tırnaksız bir mideme
yüzün görünecek de?
***************************************
meğer sen ve
tüm mutlukların da
tek kaynağı benmişim
sevgilim..
artık bulutları okşuyorum
saçların yerine!
*******************************************
hiç bıkmadan
yorup duran
şu nazların yok mu?
..ey aşkım, sevgilim
öyle dolmuş ki; kalbin
tık nefes olmuş halde
bu ;doyumsuz aşkımla
şöyle bir kaç lokmacık
okşamaya kalksam
hemen başlıyor hemen
en şımarık tonlarında
böyle hıçkırmalara..
********************************************
her şey bir yana da
sevgilim..papatyam
sen şimdi çekip gidersen
kim keseleyecek sırtımı ?
****************************************
bak çökmüş yine cezbelerim
tüm tazyiğinde
bense ,her organı..
her bir telinde
notalar pisliyorum
bir gitarın üstünde
coşkunluğun arşında
kopmuşluğun tözünde
tınlardan tonlara
seslerden sözlere
soyunmuş da şefliğine
kutlu bir konçertonun..
******************************************
biliyorum ki şimdi;
“sen gelemiyorsun sevgilim
bari ben geleyim”
desem
“gel sevgilim gel yeter ki;
çiçekler açarım gelişine
kolum, kucağım diye
rahmet dökerim gözlerimden
gözyaşlarım diye
ayı da ondörtlerim
yüzümde parıltı diye”
diyeceğini ..
de..
işte
diyemiyorum
demek istesem bile..
*******************************************
O’na sığın papatyam
yalnız O’na!
O ki;
yer ile gökler gibi
yarattığı seni de
çok daha iyi tanıyor senden
çünkü şifaların da sahibi O’dur
yarattığı dertler gibi
O’nda bul sen çareyi
ki; O senden daha da sen!
O’na teslim et kendini
O’nu koy kendi yerine
ve öyle solu hayatı
da gör bi’gör meğer
ne çiçekler açıyormuş
o;dert bildiğin dikenler
ne kucaklar açıyormuş
düşman sandığın yürekler..
*******************************************
küfür kalır yanında
“güzel “ demek sana
söner bütün yıldızlar
bir görünsen bahtıma..
********************************************
ayaklarına ıssız kalmış
şu döşemelerim
sildirmiyor lekesini
en ufak bir izinin