lanet hipnoz!

  bu bendeki hadsiz merak
ne dertler katıyor yaşamıma ah! bilseniz..
örnek mi ? ;
 yapmaya çalıştığım bir iş sırasında
içimde doğurduğu
o sürekli kontrol isteği
bırakmıyor da.o;yaptığım iş ile beni başbaşa
hiç eksilmiyor cızırtıları
parazit gibi kulağımda!
tıpkı; 
durmadan çekilip geriye ..tablosuna bakmaktan
elindeki fırçayı
 kurutan bir ressam gibi 
düşün ki;fırçalamaya bile zor yetişirken daha
nasıl göreyim de renkleri 
hakkıyla seçeyim doğruları?
evet..sorguluyorum şimdi..
şu merakımın peydahı ..bu bendeki tezcanlık
nasıl oluyor da bitiveriyor 
üç beş yudumluk devalarla?
yoksa gözardı edip hani;
. bir çok şeyi unutabildiğim gibi.
bu zihnimi sorgularla boğuşturan 
merakı da mı unutuyordum onlarla?  
peki; böyle kısmadan beynimdeki hücreleri
ve güvenli kip modlarına düşürmeden aklımı
yok muydu bunu başarmamın bir yolu?
karınca olup gezinmeliydim illa da 
el attığım tablolarda?
peki ya o; boya kutularım?
ne yapacaklardı onlara
varıp döneceğim ana dek?
durup bekleyecekler miydi benim için 
 güneşin durmaz dönüşünü ..saliselerce?
evet evet işte!
işte kahpe şeytan!
o da belki insanları 
böyle uyutmakta..
kaçılması güç
sonu sonsuz
           kanımızda gezen
bir lanet hipnoz!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder