kesinlikle ama
kesinlikle bana çok uzak çook!
bırak sen tarifsizliği marifsizliğini,
tarifi en basit olanı dahi
tarif etmektir benim en büyük gayem,
en büyük dileğim ve en büyük arzum..
ben çünkü iştah tıkayan o sözlerden ,
ve sözcüklerden
ve satırlarını dolduran
harf döküntülerinden ...
almak için intikamımı,
en paspal ve
turşusu çıkmış tuşların
bağrından söküp çıkararak
cevher etmeyi, severim o döküntüleri lağımları da
işlerim sonra onları
o gök yüzümün ve yüreğimin
en görkemli ve
en bulunmaz yerine
altın renkli bulutlarla..
ancak o; normal ,
oksijene mahpus tavanlarda
ne de zor oluyor bu ah bilsen!
şu örümcek bağlamış
dağarcığım ve tecrübemle
kökler ,takılar ,
kolyeler yapmak
hem de takıntılar içinde!
okumuş da değilim usta bir yazar da ..
ama okuyup yazmamış birinin
neler yapacağını göstermek
ve görmektir en büyük gayem!
ve işte o definenin de
kasnaklarıdır şu sayfalar ve
işlendiği satırlar da.. !
hatta al dahasını da dilersen,
dilediğince taa en derinlerinden
ama atarak tabi önce
o; "ben bilir" kibrini bir yana
ve okuyarak öyle en içten
ve en samimi bir şekil;
içten
ve içten
ve daha da içten
tıpkı şu içtemim kadar
içtem kadar içten
şu ; naçiz parlatışlarıma bağışlanmış
sürpüntülerin bile
ne görkemler taşıdığını
görecek kadar
göreceğin kadar içten
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder