kararlıydım evet
sıradan bir yazım ve şiirim olmayacak;
ay ışığında yazıyorum şu anda..
sırf bu özellik bakın
onu ne hale sokacak,
ne anlamlar katacak;
bakın işte şimdiden onu
nasıl bir şekle soktu..
tıpkı her varlığı diğerlerinden
ayıran etkenler gibi
ve bu ufacık farklılıktı
onun şekline hayat veren
atom sayısındaki tek bir fazlalık
ya da tek bir eksik
nasıl onu farklı bir elemente çeviriyorsa
işte her bir benliğe de
o sonsuzluk destesiyle
fazladan kart verildi
ya bir tane ya beş tane
ya da bir düzine
yani bir deste kart vardı işin en başında
birden başlayıp
ta doksandokuzu bulan
sonra bu destenin önüne
bir ayna kondu
ve bu ayna o desteyi
dört yöne yansıttı
prizma gibi kıra kıra..
ve her bakılan yönde de
bir kart fazlaydı
işte bu fazlalıkla fazlalıklar
ve bu fazlalıkla da farklılıklar
ve bu farklılıklarla da
bin bir çeşit varlık oldu..
tıpkı bu şiir gibi..
oysa tüm şiirlerin de özü aynı zerreden
29 harftir oluştukları hammaddesi
şekillerini verense
diziliş farkları
ruhumuzun eline de bir alfabe verilmiş
99 sıfatla anlam kazan denmiş
bu sıfatların her biri
bir ışığın boyları
beyaz ışığın parçası ..ton ve renkler hüzmesi
hayat kandilinden
yansıyacak yüzümüze
ve aydınlatacak bizi
bu karanlık içinde
ama parlatacağı suratın saydamlığından ziyade
parlaklığının kuvvetidir
asıl önemlisi..
tüm varlığın sureti de onunla görünür aleme
ve öyle dizilmeli, seçilmeli ki bu tonlar
bu şiir ve bu şiirin
nurlandığı ay gibi
etrafa ışık saçmalı..
sıradan bir yazım ve şiirim olmayacak;
ay ışığında yazıyorum şu anda..
sırf bu özellik bakın
onu ne hale sokacak,
ne anlamlar katacak;
bakın işte şimdiden onu
nasıl bir şekle soktu..
tıpkı her varlığı diğerlerinden
ayıran etkenler gibi
ve bu ufacık farklılıktı
onun şekline hayat veren
atom sayısındaki tek bir fazlalık
ya da tek bir eksik
nasıl onu farklı bir elemente çeviriyorsa
işte her bir benliğe de
o sonsuzluk destesiyle
fazladan kart verildi
ya bir tane ya beş tane
ya da bir düzine
yani bir deste kart vardı işin en başında
birden başlayıp
ta doksandokuzu bulan
sonra bu destenin önüne
bir ayna kondu
ve bu ayna o desteyi
dört yöne yansıttı
prizma gibi kıra kıra..
ve her bakılan yönde de
bir kart fazlaydı
işte bu fazlalıkla fazlalıklar
ve bu fazlalıkla da farklılıklar
ve bu farklılıklarla da
bin bir çeşit varlık oldu..
tıpkı bu şiir gibi..
oysa tüm şiirlerin de özü aynı zerreden
29 harftir oluştukları hammaddesi
şekillerini verense
diziliş farkları
ruhumuzun eline de bir alfabe verilmiş
99 sıfatla anlam kazan denmiş
bu sıfatların her biri
bir ışığın boyları
beyaz ışığın parçası ..ton ve renkler hüzmesi
hayat kandilinden
yansıyacak yüzümüze
ve aydınlatacak bizi
bu karanlık içinde
ama parlatacağı suratın saydamlığından ziyade
parlaklığının kuvvetidir
asıl önemlisi..
tüm varlığın sureti de onunla görünür aleme
ve öyle dizilmeli, seçilmeli ki bu tonlar
bu şiir ve bu şiirin
nurlandığı ay gibi
etrafa ışık saçmalı..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder