karıncanın şansı

 ah şu bedenim yok mu!
yataklıktan başka
ne sağlıyor ki vahşiliğime?
 maddeyi duyguya çevirten
bir makineden ya da 
gerçeğin dışkılarını üreten
bir tezgahtan başka 
ne işime yarıyor ki?
hani bir fil varmış da ormanda gezinen
tüm susuzluğu üzerinde ..
bire göle rastlamış da sonra
içmiş de içmiş 
içmiş de içmiş
ve sonra boşaltmaya başlamış 
serinlemek için suları kafasına 
ve derken gözü takılmış birden
altında oluşan birikintinin 
ortasında kalmış ufak bir taşın 
üzerinde duran karıncaya..
ona bir sayfa kağıt vermiş 
ve "al ,demiş
"katla kıvır ve kendine 
kurtulmak için uçurtma yap,
ki onunla ancak kurtulabilirsin 
               etrafını saran bu esaret deryasından
ve varabilirsin kutlu yuvana..
yalnız pür dikkat ol yaparken de bu uçağı
zira katlayış tarzına bağlı varacağın rota
ufacık bir fark bile öyle etkilidir k,
biri anyayı bulur diğeri konyayı!
o halde 
al şu kılavuzu da yordamın olsun bu işte
eğer dediklerine uyar da 
tarifince katlarsan 
milim dahi sapmazsan yazdığı oranlardan
varacağın yer olacak
uçsuz mutluluk yuvası..
yok eğer keyfince katlamaya kalkarsan
ve uymaz da saparsan 
emrettiği ölçülerden
bil ki o boğulacağın azap dalgaları
açmış kızgın kollarını
seni bekliyor dört gözle! "
peki ya bizler?
o karınca kadar da mı şanslı değiliz bizler?
yok mu elimizde onun gibi
bizi bu canavarlık kıskacından
ve esaret deryasından kurtaracak 
bir kutlu kılavuz?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder