toptancı restler, beğeniler

 neden insanlar her zaman
fikirdaş peşinde?
ve bulduğunu sandığında da
suya düşer hep hayalleri,
maddelenir ve yansır da bir film gibi yüzeylerine?
oysa gerçek şudur:
aslında kimsenin frekansını beğenmez,
ve kendi fikirleridir hep 
ölçerken baz aldığı..
üç beş de olsa çakışan bir fikri oldu mu,
asla ikna olup doymayacak bununla
ve tek bir çakışık lığında,
hemfikirlerinin iflası ,
gölgeleyecek hepsini de bu tek sırıtan renk!
sırf fikirler için de değil 
huylar için de geçerli..
çünkü zıt renkler yanında 
uyumlu renkleri hatırlamak
 hep zor gelir kıt akıllara!
unutmuştur da çoktan olumlu anları
şimdi gördükleridir onun tek zamanı..
onunla uğraşıp didinir beynindeki hücreler
ki beğenirken de yaptığı bundan ibaret,
tapınmaya adanmıştı gözüne çatanlara
uzaktı yine o zaman da bütünlüğe!
çünkü anlam ve duyguyla yer edinirdi belleğinde
elmaya bakıp algılıyor kokusunu ,rengini 
ama ısırdığında ancak 
sahip oluyor tadına ..
oysa durup öncelikle anlamını okusaydı,
kokusunun ve tadının
nedenine varsaydı
diyeceği tek şey "yemek için" olacaktı
mahkum olduğunu anlayıp hayatın anlamına 
buna değer fikirler türerdi beyninde
sorsan şimdi ona:
nasıl da anlatır sana yaşamın duvarlarını!
peki ya ama diğerleri?
cahil, aptal ve pişman
kafasını unutmuş çıktığı eşikte ,
ya da bir buzdolabında!
ya sana; "delirmiş bu!" der
            ya da sallar bir şeyler..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder