geçmiş aşkımın şarkısı

 düşlerinin pençesinde 
yine açmış dinlerken 
o; doyumsuz şarkımızı
dönüp dedim :
"sen ey aşkımın eseri!
inan ki şu muhteşem ahengine 
duygu saçan güftene
bilmem hangi basına,hangi tizine
neyin var neyin yoksa ...her şeyine 
ama herşeyine rağmen
hiç bir değerin yok gözümde
onu hatırlatmasan!
ki ona adadığım muskanla koruyorsun
ruhumu coşturan büyünü..
ona borçlusun sen de tıpkı
titreyen kulaklarım,
dalgalanan zihnim 
ve duygulanan yüreğim gibi
bendeki kıymetini.
öyle ya..
hiç dilim olmadan ziyafetin,
gözüm olmadan zerafetin 
tenim olmadan dokunun
burnum olmadan kokunun anlamı var mı?
ki onun rüzgarıyla dönüyor ancak 
bu çarklar,
onunla çalkalanıyor avralar
onunla çarpıyor kalbim
onunla çırpıyor kanadım
onsuz ne uçar ne coşar ne de 
katılabilirdim şanına
sen de onsuz ne uçurur 
ne coşturur ne de 
katabilirsin şanını
sen de bir hiçsin onsuz
 ben de!
ben onunla yaşarken seni
sen onunla yaşatırsın beni..
ama şimdi..
ne acı ve ne acı ki
söktüler de artık o aşkı yüreğimden
sen de defolup gittin işte
gönlümden ve
çalama listelerimden!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder