çalışmayı en seven organı
beynidir insanın
sürekli çalışır..düşünür de an be an
dalgalar üretir
sinyaller yayar..
yalan mı?
günde kaç kez tutuluyorsun düşüncesiz dalışlara?
tek tük ya da hiç..
hatta uykuda bile
sıkılır da aylaklıktan
düşlerden düşler beğenir
sabahlaraca
duyuların veriler toplarken
beyinin kapar bunları.. ağzında salyasıyla
sonra işte o salyalar
ne hikmetse dalgalara dönüşür
ve bu dalgaların da bir kısmı
kendi yüreğini titretirken
çevreye yayılır bir kısmı da..
çünkü ;
atomlarındaki güç ve onların toplamı,
bedensel enerjin ..yani ruhun
bu tütreşimlerle var olup kimliğine kavuşur.
işte bu yayınların bir rolü de
çevrendeki çocukların karakterini yaratmaktır
nasıl insan beyni
algılarla beslenirse
onun meyvesi duygular ve hisler de
böyle yeşerir
yani türettiğin bu dalgalar
çocuklarını da etkiler
onun ruhunu da şekillendirir
işte budur bir insanın kişiliğini biçimleyen
ve ana babasına huydaş eden
kalp de bir uzuvdur
eller ayaklar gibi
beyinden aldığı sinyallerle duygular yaratır
ve ruhuna bahşeder
beyindeki bir bölümse
bu işleve adanmış
dıştan gelen verileri ..kopyalayıp bir güzel
sonra ekmek için gönderir
duygu tarlası gönlüne..
bunu yaparken de bir enerji peydah olur
ve yayılır buram buram
kırk bin yana
çünkü böyle beslenir ve gelişir ruhlar..
ama bir yılanın bir kurbağayı
yutması kadar
yavaşı da var
kurbağanın sineği yutması kadar
hızlısı da var!
örneğin ben...
bir yılanın bir fili yutması bile
öyle gerimlerde kaldı ki
halen yediremedim
ayrılık acısını
kendime
ruhuma ..
sevgilim..
beynidir insanın
sürekli çalışır..düşünür de an be an
dalgalar üretir
sinyaller yayar..
yalan mı?
günde kaç kez tutuluyorsun düşüncesiz dalışlara?
tek tük ya da hiç..
hatta uykuda bile
sıkılır da aylaklıktan
düşlerden düşler beğenir
sabahlaraca
duyuların veriler toplarken
beyinin kapar bunları.. ağzında salyasıyla
sonra işte o salyalar
ne hikmetse dalgalara dönüşür
ve bu dalgaların da bir kısmı
kendi yüreğini titretirken
çevreye yayılır bir kısmı da..
çünkü ;
atomlarındaki güç ve onların toplamı,
bedensel enerjin ..yani ruhun
bu tütreşimlerle var olup kimliğine kavuşur.
işte bu yayınların bir rolü de
çevrendeki çocukların karakterini yaratmaktır
nasıl insan beyni
algılarla beslenirse
onun meyvesi duygular ve hisler de
böyle yeşerir
yani türettiğin bu dalgalar
çocuklarını da etkiler
onun ruhunu da şekillendirir
işte budur bir insanın kişiliğini biçimleyen
ve ana babasına huydaş eden
kalp de bir uzuvdur
eller ayaklar gibi
beyinden aldığı sinyallerle duygular yaratır
ve ruhuna bahşeder
beyindeki bir bölümse
bu işleve adanmış
dıştan gelen verileri ..kopyalayıp bir güzel
sonra ekmek için gönderir
duygu tarlası gönlüne..
bunu yaparken de bir enerji peydah olur
ve yayılır buram buram
kırk bin yana
çünkü böyle beslenir ve gelişir ruhlar..
ama bir yılanın bir kurbağayı
yutması kadar
yavaşı da var
kurbağanın sineği yutması kadar
hızlısı da var!
örneğin ben...
bir yılanın bir fili yutması bile
öyle gerimlerde kaldı ki
halen yediremedim
ayrılık acısını
kendime
ruhuma ..
sevgilim..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder