o ;sevgi dedikleri bebecik mesela
aşk denen bir adama
evrilebiliyordu bir anda kaşla göz arasında..
ve tabi bunun yanında çarçabuk tükenerek de
dönüşüyordu ayrılık meftalığına da!
kısacası
bir günün yarısı kadar ömrümüz vardı,
o duygularımız için
ve pek azdı bizimle iletişim kuranlar..
görmek ,koklamak,
dinlemek ve dokunmak
süzemezdi benliğimizi..
yoktu zaten bundan başka
sinyal toplayan bir duyu da
bir tek kalp vardı kalp
ki o da genelde kısıktı
ve bozuktu çoğu kez algısı
coşkusuyla güç veren bir kaç baskın dışında,
kalmamıştı rızasıyla
bizlere hükmeden!
biz mi yoksa onlar için dolaşıp yaşıyorduk
yoksa onlar mı bizler için
ömrümüze bir hamaldı?
yoksa hiç biri değil de
çok daha başkası mı?
var mı yoksa onları da başka bir kullanan?
var mı onların da gezindikleri
bizim gibi bir bineği?
bizim gibi bir semeri
bizim gibi alemi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder